Sinüzit Ve Tedavi Yöntemleri
Haber
26 Ağustos 2021 - Perşembe 16:46 Bu haber 894 kez okundu
 
Sinüzit Ve Tedavi Yöntemleri
Atasam Atakum Tıp Merkezi KBB Uzmanı Op. Dr. İbrahim Yazıcı Sinüzit ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
KBB Haberi
Sinüzit Ve Tedavi Yöntemleri

 Atasam Atakum Tıp Merkezi KBB Uzmanı Op. Dr. İbrahim Yazıcı Sinüzit ile ilgili olarak yaptığı bilgilendirmede şu ifadelere yer verdi:
 
 
 "Yüzde burun çevresinde yer alan sinüs boşluklarının iltihaplanmasına sinüzit adı verilmektedir. Sinüsler; burnun hemen yan taraflarında yer alan maksiller sinüs, burnun üst tarafında, alın kemiği içinde bulunan frontal sinüs, burnun arka ve üst tarafında orta hatta tek olarak bulunan sfenoid sinüs, burnun yan ve üst taraflarında birçok küçük boşluktan oluşan etmoid sinüs olarak 4 gruptur. Bütün bu sinüsler bir delik aracılığı ile burun içine açılırlar.
 
 Sinüslerin Sesin rezonansının sağlanması, solunum havasının nemlendirilmesi, ısıtılması, zararlı partiküllerin tutulması ve baş ağırlığının azaltılması gibi görevleri vardır.
 
 Bakteri, virüs, mantar gibi iltihap yapıcı ajanların sıklıkla yerleştiği bölgelerden biri de insan vücudunda dış ortamla en fazla temasta bulunan burun ve sinüslerdir. Ancak bu bölgelerde sıklıkla iltihaba yol açacak bakteri ve virüs bulunmasına rağmen normal çalışan bir sinüste her zaman iltihap olmaz. Eğer sinüsün normal çalışmasına engel olacak bir durum varsa sinüzit gelişir. Sinüzit en çok nezle, grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası gelişir. Bu tür enfeksiyonlarda sinüslerin burun içine açılan delikleri ödem nedeniyle kapanır ve sinüs salgıları burun içine boşalamaz. Ayrıca sinüslerin havalanması da bozulur. Bu durumda sinüs içerisinde kolayca iltihap gelişir.
 
 Eğer bir nezle veya grip, 7 gün içinde iyileşmezse ya da iyileşmeye başlayıp 1-2 gün içinde kötüleşirse sinüzite dönmüş demektir. Bunun dışında sinüs ağızlarını tıkayan alerji, burunda kemik eğriliği, burun eti büyümesi, yabancı cisim, geniz eti gibi durumlar da sinüzit gelişmesini kolaylaştırır. Vücut direnci başka sebeplerle düşük olan kişiler sağlıklı bireylere göre daha kolay sinüzit geçirirler.
 
 Sinüzit genel olarak akut ve kronik (müzmin) olarak ikiye ayrılır. Akut sinüzit yeni oluşan sinüzit anlamına gelir. Uygun tedavi edildiğinde tamamen iyileşir. Ancak kronik sinüzit sinüslerde sürekli bir iltihap anlamına gelir ve tedavisi de zordur.
 
 
Akut ve kronik sinüzitin belirtileri farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler daha şiddetlidir. Hastayı en çok rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinüsün iltihaplandığına göre baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde olur. Genellikle öne doğru eğilmekle artar. Ayrıca burun tıkanıklığı (sürekli ya da aralıklı), burun akıntısı, koku duyusunda azalma (ya da kötü koku hissetme), geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler olur. Burun akıntısı değişen kıvamlarda, sıklıkla sarı-yeşil renkte, renksiz ya da kanla karışık olabilir. Genellikle kötü kokuludur ve hem burnun on bölümünden dışarıya, hem de burun arka tarafından boğaz içerisine doğru akar. Geniz akıntısına bağlı bulantı-kusma, öksürük ve ses kısıklığı gelişebilir. Öksürük hem akut hem de kronik sinüzitin belirtisidir. Kronik sinüzitte şikayetler daha uzun süreli olmasına rağmen akut sinüzite göre daha hafiftir. Ağrı daha seyrek hatta bazen yoktur. Hastayı en çok geniz akıntısı ve buna bağlı boğaz ağrısı ve öksürük rahatsız eder. Bunun dışında yine burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve ağız kokusu olur. Sinüzit uygun antibiyotik ve yardımcı ilaçlarla veya gerektiğinde ameliyatla tedavi edildiğinde ciddi problemlere yol açmayan bir hastalıktır. Ancak günümüzde çok sıklıkla görülmese de iltihabın yayılmasına bağlı bazı ek sorunlar gelişebilir. Bunlardan en önemlileri iltihabın göz bölgesine yayılması ve körlüğe kadar gidebilen hastalıklar, beyin zarina veya beyin içine yayılarak apse oluşması, iltihabın sinüs içinde apseleşmesi ve kemik iltihabıdır.
 
 RİNOSİNÜZİT TANISI İÇİN GEREKLİ KRİTERLER
 
 
 
 SİNÜZİTİN MAJOR KRİTERLERİ
 
 Yüz ağrısı/yüzde basınç hissi
 
 Burun tıkanıklığı
 
 Burun akıntısı (geniz akıntısı, muayenede akıntı görülmesi)
 
 Koku almada azalma
 
 Ateş (akut sinüzit için)
 
 
 SİNÜZİTİN MİNÖR KRİTERLERİ
 
 Baş ağrısı
 
 Ateş (subakut ve kronik sinüzitler için)
 
 Halitozis
 
 Halsizlik
 
 Dış ağrısı (maksiller)
 
 Öksürük
 
 Kulak ağrısı, basınç, dolgunluk
 
 
 Sinüzit tanısı için: 2 major kriter veya 1 major + 2 ya da daha fazla minör kriterin varlığı gereklidir. Major kriterlerden en az biri burun tıkanıklığı veya burun akıntısı olmalıdır.
 
 
 Sinüzit hastalarında tanı; şikayet ve muayene bulguları eşliğinde yardımcı tanı metodları ile konur. Şikayet ve muayene bulguları (köyü-sarı kıvamda burun içinde akıntı) ile sinüzit teşhisini özellikle de akut sinüzit tanısını koymak çoğunlukla mümkündür. Yardımcı tanı metodlarına tanıda şüphede kalınan olgularda genellikle başvurulur.Tedaviye cevap vermeyen veya ameliyat düşünülen hastalarda mutlaka sinüslerin bilgisayarlı tomografisi çekilmelidir. Bilgisayarlı tomografi burun içi ve sinüsler hakkında bize çok faydalı ve detaylı bilgiler vermektedir.
 
 
 Sinüzit tedavisinde amaç bakterilerin yok edilmesi ve sinüslerin buruna açılan deliklerinin açık olmasını sağlamaktır. Bakterilerin yok edilmesi uygun antibiyotiklerle olmaktadır. Antibiyotik tedavisi en az 10 gün hatta bazen kronik olgularda 20-30 gün sürmelidir. Bunun dışında sinüs deliklerinin açılması için tablet ya da spreyler, hem ağrıyı kesmek hem de iltihabı baskılamak için ağrı kesiciler ve sinüzite yardımcı olan alerji gibi durumlar varsa da bunlara antihistaminik gibi anti-alerjik ilaçlar verilir. Dekonjestan spreyler 5 günden fazla kullanılmamalıdır. 
 
 
 
 İlaçlara cevap alınmayan durumlarda sinüziti kolaylaştıran başka faktörlerin varlığı araştırılır ve uygun şekilde tedavi edilir. Ancak Ancak maksimum ilaç tedavisine cevap vermeyen veya altta yatan hazırlayıcı faktörler varlığında cerrahi tedavi uygulanır. Sinüzit için yapılan ameliyatlar son yıllarda çok ilerlemiştir. Bu ilerlemenin en önemli sebebi endoskop denilen ve burun içini ayrıntılı incelemeye ve ameliyat yapmaya imkan veren kameralı cihazların kullanılmaya başlanmasıdır. Ameliyatta en önemli amaç, sinüs ağızlarının açılmasını sağlamak ve sinüslerin içini temizlemektir. Endoskopik yöntemle ameliyat yapılmaya başlandıktan sonra sinüzitin tekrarlama oranı son derece düşüktür.
 
Kaynak: (DOKTORUMDAN HABERLER) - DOKTORUMDAN HABERLER Editör: BİRSEN KALKAR
Etiketler: Sinüzit, Ve, Tedavi, Yöntemleri,
Yorumlar
Haber Yazılımı